Tren Demiryolunun Savaşlardaki Rolü

0
971
Tren Demiryolunun Savaşlardaki Rolü Osmanlı Hicaz Tren Yolu Demiryolu II. Abdülhamid Han Rumeli Hicaz Treni Anadolu Bağdat Demiryollar Projeleri TCDD
Tren Demiryolunun Savaşlardaki Rolü Osmanlı Hicaz Tren Yolu Demiryolu II. Abdülhamid Han Rumeli Hicaz Treni Anadolu Bağdat Demiryollar Projeleri TCDD

Demiryolunun Savaşlardaki Rolü

Demiryollarının savaş ve isyanlar karşısındaki rolü gayet aşikârdır. Demiryolu merkezî

yönetime karşı patlak veren isyanların tamamıyla bertaraf edilmeleri veya zuhur eden savaşların başarı ile neticelendirilmeleri, askerî kıta ve askerî malzemelerin isyan ve savaş bölgelerine süratle ulaştırılabilmesi etkinliği ile yakından alakalıdır. Bu anlamada İstanbul- Filibe demiryolu Anadolu’dan temin edilen askerî kıtaların Rumeli’ye nakledilmelerinde ve Bulgar isyanının önlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bosna-Hersek isyanı, Sırbistan ve

Karadağ ittifakına karşı savaşmak zorunda kalınıldığı günlerde demiryollarının yetersizliği Osmanlı Devleti’ni beklenmeyen olumsuzluklarla karşı karşıya bırakmıştır.

Bu örneklere ilaveten 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı demiryolunun önemini artıran diğer bir gelişme olmuştur. Rusların Varna-Rusçuk hattını başarısızlıkla sonuçlanan ele geçirme teşebbüsleri ve Tuna’ya uzanan demiryolu hatlarının eksikliği dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin maruz kaldığı bir dizi olumsuzluklar askerî açıdan demiryollarının ehemmiyetini açıkça ortaya koymuştur.

Yukarıda kısaca ifade edilen söz konusu olumsuzlukları görmenin yanında 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı nedeniyle Selanik-İstanbul ve Manastır-Selanik demiryollarının sağlamış olduğu faydalara da şahit olmuş olması Sultan II. Abdulhamid’i yeni demiryolları inşa ettirme kararını almasında etkilemiştir.

Sultan II. Abdulhamid’in demiryollarına önem vermesinin bir diğer nedenini ise ulaşım olanakları bakımından Osmanlı Devleti’nin içerisinde bulunduğu durum oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nde yollar:

  1. Göç yolları
  2. Ticarî yollar
  3. Askerî yollar

olmak üzere üç kısımda değerlendirilebilir. Bu yollardan her biri diğer iki yolun özelliklerinden birini veya her ikisini taşıyabilmiştir. Ancak bir bütün olarak değerlendirildiğinde Osmanlı Devleti geniş bir coğrafya sahip olmakla birlikte aynı nispette ulaşım yollarına sahip olamamış gözükmektedir. Zira iç ulaşım, karayolları ağı bakımından, gayet yetersiz ve olumsuz bir tablo arz etmiştir.

Osmanlı coğrafyası yollarının yetersizliği yanında nehir taşımacılığı bakımından elverişli imkân ve şartlara da sahip olmamıştır. Geniş coğrafyası içerisinde su ve kanal taşımacılığına ancak birkaç nehir, Sudan’dan geçip Mısır’a ulaşan Nil, Fırat ve Dicle müsait olabilmiştir. Bunların dışında taşımacılık bakımından kıymet arz eden suyolları olmamıştır. Var olan diğer su kaynakları, ticarî bakımdan ucuz taşımacılık özelliklerine rağmen, kısa ve su yatakları ve akıntıları bakımından yetersiz görülmüşlerdir. Bu durum ise zorunlu olarak, su taşımacılığına nispetle daha pahalı olan deve kervanlarının, at, eşek ve katırların istihdam edildiği, kara taşımacılığını ön plana çıkmasına yol açmıştır.

Yukarıda özetle verilmeye çalışılan şartlar dolayısıyladır ki Sultan II. Abdulhamid, devrin gelişen teknolojisini de göz önüne alarak, demiryolları yapımına ilgi duymuştur. Osmanlı coğrafyasında demiryollarının yapımı sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak, askerî, siyasî, iktisadî ve stratejik bakımlardan da son derece geniş yararlar sağlayacaktı.

Tren Demiryolunun Savaşlardaki Rolü Umre Medine Tren İstasyonu Osmanlı Hicaz Tren Vagonu Demiryolu II. Abdülhamid Projeleri TCDD Türkiye Cumhuriyet Devlet
Tren Demiryolunun Savaşlardaki Rolü Umre Medine Tren İstasyonu Osmanlı Hicaz Tren Vagonu Demiryolu II. Abdülhamid Projeleri TCDD Türkiye Cumhuriyet Devlet

Bu nedenle Osmanlı tarihinin en yoğun olarak demiryolu yapılan bu döneminde devlet gelirlerinin büyük bir kısmı askerî ıslahatlara tahsis edilmiştir. 1886–1895 yılları arasındaki toplam gelirin yaklaşık bir buçuk katı askerî kuvvete harcanmıştır. Bu harcamalar neticesinde, 1877–1878 Türk-Rus savaşı öncesinde Osmanlı coğrafyasındaki toplam demiryolu uzunluğu 1.145 kilometre iken Sultan II. Abdulhamid döneminde bu rakam, toplamda 3.700 kilometre olmak üzere, Rumeli’de 1.193 kilometreye, Asya’da ise 2.507 kilometreye ulaşmıştır.

Sultan II. Abdulhamid devrinde inşasına başlanan demiryolları içerisinde en önemlileri, hiç şüphesiz ki, Bağdat ve Hicaz demiryolları olmuştur. Fakat Hicaz Demiryolu Bağdat Demiryolu’ndan ayrı olarak çok daha ayrı bir önem ve özelliğe sahip olmuştur.

CEVAP VER