Osmanlı Devleti’nde Yapılan İlk Demiryolları

Osmanlı Devleti’nde Yapılan İlk Demiryolları Varda Köprüsü Fotoğrafı Photo Of Varda Osmanlı Hicaz Demiryolu II. Abdülhamid Han Rumeli Anadolu Bağdat TCDD Türkiye Devlet
Osmanlı Devleti’nde Yapılan İlk Demiryolları Varda Köprüsü Fotoğrafı Photo Of Varda Osmanlı Hicaz Demiryolu II. Abdülhamid Han Rumeli Anadolu Bağdat TCDD Türkiye Devlet

Osmanlı Devleti’nde Yapılan İlk Demiryolları

Söz  konusu olumsuzluklara ve duyulan endişelere rağmen Osmanlı Devleti’nin demiryolu yapımına sıcak bir tavır sergilemesi, Avrupa’da demiryollarının kullanıma başlamasının hemen ardından batılı yatırımcıların, ellerinde bir dizi projelerle, Osmanlı Devleti’nin kapılarını çalmaya başlamalarına neden olmuştur. Zira demiryolu yapımı gayet karlı bir iş ve aynı zamanda, özellikle on dokuzuncu asrın ikinci yarısında siyasî bir mahiyete sahipti. Taşımakta olduğu bu ve sair özelliklerinden dolayı demiryolları yatırımcılar için vazgeçilmez bir ilgi alanı haline gelmiştir. Osmanlı Devleti’nin demiryolu inşaatına ılımlı yaklaşımı ve bazı yabancı firmalara bu noktada muayyen imtiyazlar tanıması neticesindedir ki Anadolu ve Rumeli toprakları demiryollarıyla tanışma fırsatı bulmuştur.

Demiryolu yapımı şüphesiz ki on dokuzuncu asır devletleri için idarî ve mühendislik açısından  oldukça  karmaşık  bir  durum  arz  etmekteydi.  İyi  bir  organizasyonun  yanında yabancı teknolojiyi ve inşa metodunu çok iyi bir şekilde uygulamayı gerekli kılmaktaydı. Bu nedenledir ki, tüm diğer Avrupalı olmayan devletler gibi Osmanlı Devleti de kendi demiryolunu kendi inşa etmek istediğinde iki temel problemle karşı karşıya kalmıştır:

  1. Yeterli sermaye birikimi,
  2. Teknik personel ve deney

Osmanlı Devleti’nin söz konusu iki noktadaki yetersizliği kendi demiryolunu kendisinin ne inşa edebilmesine, ne de işletebilmesine imkân tanımıştır. Fransız bir şirket tarafından inşa edilen Haydarpaşa-İzmit demiryolunun işletmesini üstlenen Osmanlı Devleti’nin bu noktadaki tecrübesi daha iki yılı bile bulmadan başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hattın işletmesi önce uzun süreli olarak kiraya verilmişse de daha sonraki tarihlerdeki akıbeti bir İngiliz firmasına satılmak olmuştur.

Mudanya-Bursa ve Bellova-Üsküp hatlarına ait işletme tecrübeleri de büyük bir olumsuzlukla sonuçlanmış, hat, önce 1875’te yaşanan Osmanlı maliyesinin iflasının, daha sonra ise Berlin Antlaşması’nın olumsuz siyasî yansımalarının etkisinden kendini kurtaramamıştır. Osmanlı idarecileri yaşanan bu olumsuz tecrübeler dolayısıyla sonraki tarihlerde ön görülen hemen hemen tüm demiryolu hatlarının inşa, finans, işletme ve kontrol imtiyazlarını Avrupa şirketlerine vermek zorunda kalmışlardır. Bundan dolayıdır ki Osmanlı Devleti’ndeki tüm demiryolları, belki ismen Osmanlı şirketlerinin tasarrufunda gibi gözükmüşlerse de, özelleşmiş ve yabancıların kontrolünde olmuştur. Bu uygulamadan veya durumdan istisna edilebilecek tek demiryolu hattı ise Hicaz Demiryolu olmuştur.

Osmanlı coğrafyasında ilk demiryolu inşaatı imtiyazı, Mısır’da yapılan demiryolu hatları istisna edilirse, İngiliz ve Fransız şirketlerine verilmiş olanlarıdır. Örneğin ilk inşa olunan demiryollarından İzmir-Aydın ve Mersin-Aydın hatları İngiliz firmaları tarafından; İzmir-

Kasaba; Yafa-Kudüs; Beyrut-Şam ve Lam-Halep hatları ise Fransız firmaları tarafından inşa edilmişlerdir. Daha sonra devreye giren Alman firmaları ise Haydarpaşa-İzmit; İzmit-Ankara ve Eskişehir-Konya hatlarını yapmışlardır.

Elli yıllık işletme hakkı ile İngiliz firmaları tarafından yapımı 1866 yılında tamamlanan Aydın ve İzmir-Kasaba hatları kısa mesafeli hatlar olmuştur. Bu hatlar daha ziyade tarımsal potansiyeli yüksek olan yerler üzerine inşa edilmişlerdir.

Balkanlarda Varna-Rusçuk arasında inşa edilen hat da inşa şekli bakımından hemen hemen aynı özelliklere sahip olmuştur.

Bütünü itibariyle incelendiği zaman Osmanlı Devleti’nde inşa edilmiş olan demiryollarını iki sınıfa ayırmak mümkündür:

  1. Hicaz ve Bağdat demiryolları gibi, daha ziyade stratejik nedenlerden dolayı yapılan ve sermayesi Osmanlı Devleti tarafından karşılanan demiryolları;
  2. İzmir-Aydın ve İzmir-Kasaba hatları gibi, daha ziyade özel teşebbüs tarafından ticarî maksatlarla gerçekleştirilen ve finanse edilen demiryolları.

Lokomotifin ve demiryollarının öneminin anlaşılması ve kullanıma girmesinden sonra Osmanlı coğrafyasında inşa edilen demiryolları içerisinde en çok öne çıkan ve ehemmiyet arz eden üç temel hat söz konusu olmuştur:

  1. Hakkında fazlası ile söz dalaşı olan, 1890’larda siyaset dünyasına konu yapılan ve diplomatik ve siyasî mücadelelere sebebiyet vererek devletlerarasında kamplaşmalara yol açan Bağdat Demiryolu;
  1. Fazla bir siyasî probleme neden olmayan, daha ziyade demiryolu özelliği ile ön plana çıkan ve Fransanın imtiyaz sahipliğini üstlendiği Damas, Hama et Prolongements (DHP);
  2. Projesi, yapımı, işletmesi, yansımaları, simgeselliği ve neticeleri itibariyle Osmanlı coğrafyasında inşa edilen diğer demiryollarına nispetle bütünüyle farklı bir yapı arz eden ve hala sembol olma özelliğini sürdüren Hicaz Demiry

Osmanlı Devleti’nde 1918 yılına kadar yapılmış olan demiryollarını, tarihi süreç bakımından, dört devreye ayırmak mümkündür:

  1. 1856–1870 döne Bu dönem Osmanlı Devleti’nde demiryolu ağının oluşum dönemini teşkil eder. Bu dönemde Rumeli ve Anadolu topraklarında İngiliz yatırımcılarına verilen imtiyazlar ve uluslar arası ortaklık oluşturmuş olan Baron Maurice de Hirsch’e verilen Rumeli’deki bazı demiryolları imtiyazları bu oluşumun gerçekleşmesinde büyük rol oynamışlardır.
  2. 1870–1880 döne Bu devrede yaşanan muayyen buhranlar dolayısıyla yeni demiryolları yapılamamış, demiryolu inşaatı sekteye uğramıştır.
  3. 1880–1890 döne Rumeli’de yapımı sürdürülen muayyen hatların tamamlandığı ve Avrupa hatları ile bağlantıların oluşturulduğu, İngiltere’ye verilen imtiyazlarla Anadolu cihetinde yeni hatların yapıldığı bir dönemdir.
  4. 1890–1900 döne Osmanlı ülkesinde demiryolu yapımında Almanya’nın ön plana çıktığı bir devredir.

Osmanlı coğrafyasında gerçekleştirilmiş olan demiryollarının inşa ve işletmesi genel anlamda dikkate alındığı zaman, Avusturya’nın daha ziyade Avrupa topraklarında; Almanya’nın daha ziyade Anadolu coğrafyasında; Fransa’nın ise daha ziyade Suriye bölgesinde üstünlük ve etkinlik kazandıkları söylenebilir. Rusya ise daha ziyade kendi sınırlarına yakın yerlerde demiryolu inşa etmeyi tercih etmiş gözükmektedir. Bu noktada 1914 yılı öncesinde Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu demiryollarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

CEVAP VER