Abdulhamid Dönemi Osmanlı Maliyesi

0
1364
Osmanlı İmparatorluğu Devlet Arması Tuğrası İmzası Mühürü İşareti Bayrak Simgesi Sultan Padişahı 2. Abdülhamid 9
Osmanlı İmparatorluğu Devlet Arması Tuğrası İmzası Mühürü İşareti Bayrak Simgesi Sultan Padişahı 2. Abdülhamid 9

1831 yılında Mısır valisi Mehmed Ali Paşa’nın isyanı, 1838’de Osmanlı Devleti ile
İngiltere arasında imzalanan Balta Limanı Antlaşması ve Tanzimat Fermanı Osmanlı maliyesi için yeni bir dönemin başlangıcını oluşturmuştur.

Balta Limanı Antlaşması’nın imzalanmasından ve Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra meydana gelen olaylar Osmanlı malî yapısını derinden etkilemiş gözükmektedir.

Avrupa’da uygulanan ticarî prosedüre uyum sağlamak amacıyla gümrük tarifeleri tümüyle değiştirilmiş ve yeni bir ticarî anlayışa dair bir dizi yeni düzenleme uygulamaya konulmuştur.

Ancak yapılan düzenlemeler yerli tüccarlardan ziyade yabancı tüccarların lehine olmuş ve Osmanlı pazarlarında uygulanan ticarî tekel birinci derecede yabancı sermayedarların işine yaramıştır.

1838 Ticaret Antlaşması ile İngiltere’ye verilen imtiyazların bir benzeri de yakın bir tarihte Fransa’ya tanınmıştır. Fakat verilmek zorunda kalınan imtiyazlar İngiltere ve Fransa ile sınırlı kalmamış, bu devletleri takiben 1839–1846 yılları arası diğer Avrupa devletlerine de aynı hakları tanımak kaçınılmaz olmuştur.

Bu durum ise yabancı tüccarlar ve onlarla işbirliği içerisinde bulunan gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının iç ticarette önemli bir yer edinmelerine sebebiyet vermiştir. Osmanlı coğrafyası yabancılar ve yabancı ürünler için adeta açık bir pazar haline gelmiş, kısa bir süre sonra malî yapısı ve ekonomik dengesi alt üst olmuş, dış ticaret açığı süratle artmış ve nihayet 1838 Ticaret Antlaşması’nın imzalanmasının üzerinden on yıl kadar bir zaman geçmesinin ardından Osmanlı Devleti dış kredi bulabilmek için Avrupa bankerlerinin kapısını çalmak zorunda kalmıştır. İlk borçlanma, Kırım Savaşı’nın getirdiği sıkıntılar dolayısıyla 1853 yılında İngiltere ve Fransa’dan temin edilmiştir. Açılan bu yolu hemen ertesi yıl yeni borçlanmalar takip etmiştir.

Osmanlı Devleti’nde uygulanmaya çalışılan ıslahat hareketlerinin başarısızlıkla sonuçlanması mevcut idarî, malî, siyasî ve askerî durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Osmanlı hükümeti 1875’te içinde bulunulan malî şartlar dolayısıyla borçlarını ödeyemeyeceğini, diğer bir ifade ile Osmanlı maliyesinin iflas ettiğini ilan etmiştir.

Maliyenin iflasının hemen arkasından patlak veren 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı devletin içerisinde bulunduğu malî yapıyı daha kötü bir hale getirmiştir. 1880 yılının başlarında Osmanlı Devleti’nin ödemek zorunda olduğu dış borçların toplam miktarı 250 milyon Türk Lirasına ulaşmıştır. 1853–1914 yılları arasında İngiltere, Fransa ve Almanya Osmanlı Devleti’nin dış

kredi sağladığı belli başlı ülkeler arasında yer almıştır. Malî alandaki dışa bağımlılık ise tabii olarak imparatorluğun iç işlerine müdahaleyi ve malî yapısının kontrol altına alınmasını kaçınılmaz kılmıştır. Nihayet Aralık 1881’de Osmanlı Devleti, iç ve dış borçlarla ilgili olarak, Muharrem Kararnamesi’ni yayımlamak zorunda kalmıştır. Bu kararnamenin yayımlanmasını, Babıâli’nin  kredi  aldığı  iç  ve  dış  kuruluşların  temsilcileri  ile  finansal  problemlerini

CEVAP VER